Kambocya'da Angkor Wat ziyaretini oglen iki gibi bitirdikten sonra yorgunluk atmak icin pazardan
laichi, mango ve muz alip Siem Reap'i ikiye ayiran nehrin kenarindaki banklardan birine oturdum. Cok gecmeden yanima 1,70 boylarinda, 25-30 yas civari zayif bir Kambocyali erkek yanasti. Neredensin, nereden gelip nereye gidersin gibi her zamanki tanisma faslindan sonra bana kendini tanitti. Siem Reap'e 40 km uzakliktaki bir koyde bulunan yatili yetimler okulunun muduruymus. Okulda 100 kadar ogrencisi varmis. Sehre erzak almaya inmis, islerini tamamladiktan sonra geri donecekmis.
Mudur, hikayesini anlattiktan sonra cantasindan cikardigi bazi resimleri bana gosterdi: Derme catma kulubelerde ders goren perisan ogrenciler, yemekhanede yemek yiyen zayif cocuklar ve bazi yabancilar. Mudur bu yabancilarin durumlarina gore okulda 1-2 hafta kalip cocuklara Ingilizce ogrettigini soyledi. Ben de ulkesine boyle yararli bir gorevde bulundugu icin kendisini tebrik ettim. Mudur Bey, eger ilgilenirsem arada sirada okulun son durumu hakkindaki bazi bilgiler ive fotograflari internetten gonderebilecegini soyledi. "Tabii” dedim "neden olmasin?" E-posta adresimi yazmam icin bir defter uzatti, defteri actim, cesitli isimler, e-posta adresleri ve yanlarina sonradan eklenmis "10 dolar, 50 dolar" gibi yazilar gordum. O anda konusmanin nereye varacagini anladim ve kendisine e-posta adresimi verecegim ama maddi olarak herhangi bir yardimda bulunamayacagimi soyledim. Birden hircinlasti, "Siz turistler Angkor Wat'a, yemeye ve icmeye bir suru para harciyorsunuz ama is yetim cocuklar icin bir kac dolar vermeye gelince cimrilesiyorsunuz" dedi. Ben de “kusura bakma ama sana para veremem” dedim tekrar. Mudur, motoruna atlayip cekti gitti. Meyvelerimle tekrar basbasa kaldiktan sonra bir sure ogrenciler icin 10 dolarcik versem ne olurdu dusuncesi ile adamin dolandirici olma ihtimali arasinda gidip geldim.
3-4 gun sonra Phnom Penh’de Vietnam Buyukelciligine vize basvurusu yaparken benimle beraber form dolduran iki kisiyi bir yerlerden tanidigimi farkettim. Epey dusundukten sonra hatirladim, yetimler okulu mudurunun bana gonulluler olarak tanittigi yabancilardan ikisi! Tesadufe bak! Yanlarina gidip “Hey ben sizi taniyorum, fotograflarinizi gormustum, gonullu olarak yetim cocuklara ingilizce ogretiyormussunuz” dedim. Ikisi de once hayretle gozlerini actilar, sonra da gulmeye basladilar. Kendisini okul muduru olarak tanitan bir Kambocyali, bos zamanlarinda okula yardim amacli fotograf cekip satisini yaptigini soylemis. Avustralyali bu genclerin de fotografini cekip tanesi 10 dolardan satmak istemis. Gencler 10 dolar vermek istememisler, bunun uzerine iyi kalpli mudur sinirlenmis, fotograflari almalari icin israr etmis. Gencler de yakindaki bir fotografcidan boyle bir fotografin gercek ucretini ogrenip sozde okul mudurune 1 dolar odedikten sonra fotograflarini almislar.
Ben de onlara kendi hikayemi anlattim. Karsilikli gulustuk. Ucumuz de ufak bir dolandiricilik girisimini atlatmisiz, onlarin elinde hatira olarak kendi fotograflari kalmis, bende sadece bu yazi.