
Ispanyollarin Kolombiya topraklarinda kurdugu ikinci sehir olan Cartagena (Kartahena), yuz yillar boyunca ana ticaret limanlarindan birisi olmus. Bu sebeple de Karayip korsanlarinin surekli saldirilarina maruz kalmis. Sehrin bugunku yerlesimi bu iki tarihi gercek etrafinda sekillenmis.
Cartagena’nin eski mahalleleri somurge donemlerinden kalma genis balkonlu, avlulu iki katli evlerle cevrili dar sokaklardan olusuyor. Bu evler o kadar iyi korunmus ki etraftaki insanlar olmasa bu sokaklarda dolasirken zaman yolculugu etmis gibi hissedebilirsiniz. Sehrin ilk yillarini hatirlatan heykeller, devasa kiliseler, fayton turlari, ansizin bir kosede karsiniza cikan sokak calgicilari ve sokak danscilari bu sehirde kendinizi iyi hissetmeniz icin onlarca nedenden sadece bir kaci.
Eski mahallerin etrafi guclu kalin duvarlarla, kulelerle ve toplarla cevrili. Bu korumalar sehri saldirilar ve isgallerden koruyup sehrin gelismeye devam etmesine yardimci olmus.
Duvarlarin disina cikildiginda ise modern Cartagena ile karsilasiyorsunuz. Yat limani, yuk limani, gokdelenler, kosu yapan insanlar...
Cartagena’da gordugum Chiva denen eglence otobuslerini de unutmadan yazayim. Kocaman bir tramvayi andiran Chiva, Chiva, eskiden Kolombiya’da yaygin olarak kullanilan bir ulasim araciymis. Tahtadan yapilan ve rengarenk desenlerle kapli govdesi Chiva’nin en ayirdedici ozelligi. Bugun Chiva’lar ulasim icin kullanilmasa da benzerleri Cartagena’da her aksam buyuk eglenceye ev sahipligi ediyor. 6-7 civari yola cikan Chiva’larin icinde yerel bir grup kivrak muzikler caliyor, otobus bu muzik esliginde yolcularini Cartagena’nin guzel sokaklarini 3-4 saat sonra dolastirdiktan sonra bir salsa kulubunun onunde indiriyor.